Almancada zu Kullanımı — zu Ne Demek? (zum/zur, zu + Infinitiv, um zu, zu teuer)
Almancada zu ne demek? zu kullanımı: edat, zu + Infinitiv, um … zu, zu teuer, anzurufen
zu Almancanın en çok iş gören küçük kelimelerinden biri ve anlamı arkasından ne geldiğine göre değişiyor. İsimden önce edattır, «-e, -a, yanına» demektir ve her zaman Dativ ister: zum Arzt (doktora). Mastardan önce «-mek, -mak» anlamı katar: Es ist schwer, Deutsch zu lernen. Sıfatın önünde «fazla, gereğinden çok» demektir: zu teuer (fazla pahalı).
Aşağıda yedi kullanımı sıklık sırasıyla topladım. Önce hangi zu olduğunu tek bakışta ayırmanı sağlayan tabloyu koydum, sonra her kullanımı örnekleriyle açtım. Konuyu ayrıntılı işleyen başka bir ders varsa bölümün sonunda ona bağlantı var.
Hangi zu? Arkasına bak
| Kullanım | Anlam | Örnek |
|---|---|---|
| isim ya da zamir (Dativ) | -e, -a, yanına | Ich gehe zum Arzt. |
| mastar (Infinitiv) | -mek, -mak | Ich habe keine Zeit, Deutsch zu lernen. |
| um … zu + mastar | -mek için | Ich lerne Deutsch, um in Deutschland zu arbeiten. |
| sıfat ya da zarf | fazla, gereğinden çok | Die Jacke ist zu teuer. |
| ayrılabilen fiilin ortası | -mek, -mak (ön ek ile kök arasında) | Vergiss nicht, mich anzurufen. |
| hiçbir şey (cümle sonunda) | kapalı | Die Tür ist zu. |
| sein / haben + zu + mastar | -malı, -abilir; yapılacak | Ich habe heute viel zu tun. |
1. Edat olarak zu: zum, zur ve Dativ
Edat olan zu bir kişiye, bir kuruma ya da bir noktaya doğru gitmeyi anlatır. Arkasından gelen isim her zaman Dativ olur; Akkusativ hiçbir zaman gelmez. Artikelle birleşince iki kısa biçim çıkar: zu dem = zum, zu der = zur.
| Yapı | Örnek cümle | Anlam |
|---|---|---|
| zum (zu + dem) | Ich fahre zum Bahnhof. | İstasyona gidiyorum. |
| zur (zu + der) | Sie geht zur Post. | Postaneye gidiyor. |
| zu + kişi | Wir gehen heute zu meiner Oma. | Bugün anneanneme gidiyoruz. |
| zu + zamir | Komm doch zu mir! | Bana gelsene! |
| zu + çoğul | Ich bringe die Kinder zu den Großeltern. | Çocukları büyükanne ve büyükbabalarına götürüyorum. |
zu mu, nach mı, in mi?
Ich fliege nach Berlin. · Ich gehe zum Arzt. · Ich gehe ins Kino.
Şehir ve ülke adıyla nach; kişi, kurum ve bir noktaya gidişte zu; bir binanın içine girişte in + Akkusativ. Aynı yer iki türlü söylenebilir: zum Supermarkt (markete kadar), in den Supermarkt (marketin içine).
Edat olan zu birçok sabit kalıpta da geçer. Bunları anlamıyla birlikte ezberlemek en kısa yol:
| Kalıp | Anlam |
|---|---|
| zu Hause | evde |
| zu Fuß | yürüyerek |
| zum Beispiel | örneğin |
| zum ersten Mal | ilk kez |
| zum Geburtstag | doğum günü için, doğum gününde |
| zum Frühstück | kahvaltıda |
| zu zweit | iki kişi, ikimiz |
zu Hause ile nach Hause karışmasın
Ich bin zu Hause. · Ich gehe nach Hause.
zu Hause konumdur (evdeyim), nach Hause yöndür (eve gidiyorum). «Wo?» sorusunun cevabı zu Hause, «Wohin?» sorusunun cevabı nach Hause.
Dativ biçimlerini tekrar etmek istersen: Dativ (ismin -e hâli) dersi · Almanca edatlar.
2. zu + Infinitiv: «-mek, -mak»
Bir fiil ya da ifade arkasından başka bir eylem getiriyorsa o eylem çoğu zaman zu + mastar olur. Türkçedeki «Almanca öğrenmeye çalışıyorum» cümlesinin «-meye» kısmı Almancada zu lernen olarak karşılanıyor. Mastar her zaman cümlenin sonuna gider.
| Ardından zu gelenler | Örnek cümle | Anlam |
|---|---|---|
| versuchen | Ich versuche, jeden Tag Deutsch zu sprechen. | Her gün Almanca konuşmaya çalışıyorum. |
| vergessen | Er hat vergessen, die Tür abzuschließen. | Kapıyı kilitlemeyi unuttu. |
| anfangen | Es fängt an zu regnen. | Yağmur yağmaya başlıyor. |
| Lust haben | Hast du Lust, ins Kino zu gehen? | Sinemaya gitmek ister misin? |
| Zeit haben | Ich habe keine Zeit, das Buch zu lesen. | Kitabı okumaya vaktim yok. |
| es ist wichtig / schwer | Es ist wichtig, genug zu schlafen. | Yeterince uyumak önemli. |
Modal fiillerden sonra zu gelmez
❌ Ich kann gut zu schwimmen. → ✅ Ich kann gut schwimmen.
können, müssen, dürfen, wollen, sollen, möchten ve ayrıca werden, lassen, sehen, hören çıplak mastarla kullanılır. Türkçe konuşanların en sık yaptığı zu hatası bu.
Ayrıntılı anlatım ve istisnalar: Infinitivsätze dersi · dass mı, zu + Infinitiv mi?
3. um … zu, ohne … zu, statt … zu
Üç bağlaç zu + mastarla birlikte çalışır ve üçünde de iki cümlenin öznesi aynıdır.
| Kalıp | Örnek cümle | Anlam |
|---|---|---|
| um … zu | Ich spare Geld, um ein Auto zu kaufen. | Araba almak için para biriktiriyorum. |
| ohne … zu | Er ging, ohne ein Wort zu sagen. | Tek kelime söylemeden gitti. |
| (an)statt … zu | Statt zu lernen, spielt er am Handy. | Ders çalışmak yerine telefonla oynuyor. |
Özneler farklıysa damit
Ich lerne Deutsch, um in Berlin zu studieren. · Ich erkläre es langsam, damit du es verstehst.
İlk cümlede öğrenen de okuyacak olan da «ben»: um … zu. İkincide anlatan «ben», anlayan «sen»: damit + yan cümle.
Konunun tamamı: um zu ve damit bağlaçları · pratik için amaç cümleleri oyunu.
4. zu + sıfat: «fazla, gereğinden çok»
Sıfatın önündeki zu bir sınırın aşıldığını söyler ve neredeyse her zaman olumsuz bir sonuç ima eder. sehr ise yalnızca «çok» demektir.
| Örnek | Anlam |
|---|---|
| Der Kaffee ist zu heiß. | Kahve fazla sıcak (içemiyorum). |
| Der Kaffee ist sehr heiß. | Kahve çok sıcak. |
| Das ist zu viel Zucker. | Bu fazla şeker. |
| Hier sind zu viele Leute. | Burada fazla kalabalık var. |
| Wir haben zu wenig Zeit. | Vaktimiz yetmiyor. |
zu …, um … zu: «-amayacak kadar»
Er ist zu müde, um zu arbeiten.
Çalışamayacak kadar yorgun. Sıfat önündeki zu ile um … zu bir araya gelince bu kalıp çıkıyor.
5. Ayrılabilen fiillerde zu araya girer
Ayrılabilen bir fiil zu + mastar olarak kullanılınca zu ön ekle kökün arasına yerleşir ve hepsi tek kelime yazılır. Ayrılamayan fiillerde (be-, ver-, er-, ge- …) zu ayrı kalır.
| Fiil | zu + Infinitiv | Tür |
|---|---|---|
| anrufen | anzurufen | ayrılabilen |
| aufstehen | aufzustehen | ayrılabilen |
| einkaufen | einzukaufen | ayrılabilen |
| verstehen | zu verstehen | ayrılamayan |
| besuchen | zu besuchen | ayrılamayan |
zu’yu fiilin önüne koymak
❌ Ich habe vergessen, zu anrufen. → ✅ Ich habe vergessen, dich anzurufen.
Hangi fiillerin ayrıldığını tekrar etmek için: ayrılabilen fiiller dersi.
6. Tek başına zu: «kapalı»
Günlük konuşmada zu tek başına «kapalı» anlamına gelir; yazıda ve resmî dilde yerine geschlossen kullanılır. Karşıtı auf (açık).
7. sein / haben + zu + Infinitiv (B1–B2)
İleri seviyede zu bir zorunluluk ya da olasılık da taşıyabilir. haben … zu «yapmam gereken, yapacak» anlamı verir; sein … zu edilgendir ve «yapılmalı» ya da «yapılabilir» demektir.
| Örnek cümle | Anlam |
|---|---|
| Ich habe heute viel zu tun. | Bugün yapacak çok işim var. |
| Du hast hier nichts zu sagen. | Burada söz hakkın yok. |
| Die Rechnung ist bis Freitag zu bezahlen. | Fatura cumaya kadar ödenmeli. |
| Das Problem ist leicht zu lösen. | Sorun kolayca çözülebilir. |
C1 düzeyinde aynı yapı sıfat olarak da karşına çıkar: das zu lösende Problem (çözülmesi gereken sorun). Ayrıntısı: genişletilmiş sıfat-fiil yapıları.
Türkçe konuşanların takıldığı yerler
1. Modal fiilden sonra zu kullanmak
❌ Ich möchte einen Kaffee zu trinken. → ✅ Ich möchte einen Kaffee trinken.
2. Edat zu’dan sonra Akkusativ kullanmak
❌ Ich fahre zu den Bahnhof. → ✅ Ich fahre zum Bahnhof.
zu her zaman Dativ ister; den Bahnhof değil dem Bahnhof, kısaca zum Bahnhof.
3. Şehir adıyla zu kullanmak
❌ Ich fahre zu Berlin. → ✅ Ich fahre nach Berlin.
4. Övgü için zu kullanmak
❌ Das Essen ist zu lecker. → ✅ Das Essen ist sehr lecker.
zu «gereğinden fazla» demek; beğeniyi anlatmak için sehr kullan.
Kendini yokla
Boşluğu doldur: Ich fahre ____ Bahnhof.
zum. zu Dativ ister: zu + dem = zum.
Doğru biçimi yaz: Ich habe keine Lust, heute ____ (einkaufen).
einzukaufen. einkaufen ayrılabilen bir fiil; zu ön ekle kökün arasına girer.
Boşluğa zu gelir mi? Ich kann gut ____ schwimmen.
Gelmez. können bir modal fiil; arkasından çıplak mastar gelir: Ich kann gut schwimmen.
zu mu sehr mi? Der Koffer ist ____ schwer, ich kann ihn nicht tragen.
zu. Bavul taşınamayacak kadar ağır; sınır aşıldığı için zu.
Sıkça Sorulan Sorular
Almancada zu ne demek?
zu, arkasından gelen kelimeye göre farklı anlam taşır. İsimden önce edattır ve «-e, -a, yanına» demektir (zum Arzt: doktora). Mastardan önce «-mek, -mak» anlamı katar (Deutsch zu lernen: Almanca öğrenmek). Sıfatın önünde «fazla» demektir (zu teuer: fazla pahalı). Tek başına kullanıldığında «kapalı» anlamına gelir (Die Tür ist zu).
zu hangi hâli ister?
Edat olan zu her zaman Dativ ister. Artikelle birleşince zu dem yerine zum, zu der yerine zur kullanılır: zum Bahnhof, zur Schule.
zu Hause mı, nach Hause mı?
zu Hause konumdur ve «evde» demektir: Ich bin zu Hause. nach Hause yöndür ve «eve» demektir: Ich gehe nach Hause.
Modal fiillerden sonra zu kullanılır mı?
Hayır. können, müssen, dürfen, wollen, sollen ve möchten çıplak mastarla kullanılır: Ich kann schwimmen. werden, lassen, sehen ve hören de zu almaz.
