Almanca B1 Hikâye: Frau Hoffmann aus dem dritten Stock (Üçüncü kattaki Hoffmann Hanım) — Sesli, Türkçesiyle ve Alıştırmalarıyla
Frau Hoffmann aus dem dritten StockÜçüncü kattaki Hoffmann Hanım
- İlgi cümlesiyle birini tanıtmak: eine Frau, die …
- dass ile fark edileni aktarmak
- Komşuluk ve yardımlaşma üzerine konuşmak
Hikâye
Frau Hoffmann ist 86 Jahre alt und wohnt seit über fünfzig Jahren im selben Haus. Die meisten Nachbarn kennen sie nur vom Sehen: eine kleine Frau mit grauem Mantel, die jeden Morgen um acht zum Bäcker geht. Eines Morgens bemerkte der Student Malik, dass die Zeitung noch vor ihrer Tür lag. Das war ungewöhnlich, denn Frau Hoffmann las die Zeitung immer beim Frühstück. Er klingelte, aber niemand öffnete. Durch die Tür hörte er eine leise Stimme: „Hilfe … ich komme nicht mehr hoch.“ Malik rief sofort den Notarzt und die Hausverwaltung, die einen Ersatzschlüssel hatte. Frau Hoffmann war in der Küche gestürzt und hatte sich das Bein gebrochen. Sie musste zwei Wochen im Krankenhaus bleiben. Malik besuchte sie jeden zweiten Tag und brachte ihr die Post. Dabei erzählte sie ihm Geschichten, die er nie vergessen wird. Sie erzählte, wie Köln in den Sechzigerjahren aussah und wie sie als junge Lehrerin in die Stadt kam. Und sie erzählte, wie sie ihren Mann in einer Straßenbahn kennenlernte. Als Frau Hoffmann wieder nach Hause kam, hatten die Nachbarn eine Überraschung vorbereitet. An ihrer Tür hing ein Plan: Jeden Tag kaufte jemand anderes für sie ein. Zum ersten Mal seit Jahren saßen alle Hausbewohner zusammen im Hof. Es gab Kuchen, den Frau Hoffmann mit Maliks Hilfe gebacken hatte. „Fünfzig Jahre habe ich hier gewohnt“, sagte sie, „und erst jetzt habe ich richtige Nachbarn.“
Alıştırmalar
Vor dem Lesen: Kennst du die Wörter?
Okumadan önce: bu kelimeler hikâyede geçiyor. Her birinin anlamını seçin.
die Hausverwaltung
der Ersatzschlüssel
stürzen
der Hof
Wovon handelt die Geschichte?
Hikâyede ne oluyor? Doğru olan bütün cümleleri seçin — birden fazla cevap doğru olabilir.
Was steht in der Geschichte?
Her soruda tek cevap doğru. Kontrol edince kısa açıklama görünür.
BaşıWarum klingelt Malik bei Frau Hoffmann?
Gazete hâlâ kapıda; Hoffmann Hanım onu her zaman kahvaltıda okur.
OrtasıWas ist Frau Hoffmann passiert?
Frau Hoffmann war in der Küche gestürzt und hatte sich das Bein gebrochen. — Hoffmann Hanım mutfakta düşmüş ve bacağını kırmıştı.
OrtasıWas erzählt Frau Hoffmann im Krankenhaus?
Altmışlı yıllardaki Köln’ü, şehre gelişini ve eşiyle tramvayda tanışmasını anlatıyor.
SonuWas haben die Nachbarn vorbereitet?
Jeden Tag kaufte jemand anderes für sie ein. — Plana göre her gün başka biri onun için alışveriş yapacaktı.
Was passiert zuerst, was dann?
Olaylara gerçekleştikleri sırayla dokunun (anlatılma sırası farklı olabilir); sağdaki listeye geçerler. Yanlış yere koyduğunuzu geri almak için ona tekrar dokunun.
Olaylar
Sizin sıranız
Kennst du die Wörter?
Hikâyenin kelimeleri bu kez başka bir hikâyede. Boşluğa tıklayın, sonra aşağıdan kelimeyi seçin. Her kelime bir kez kullanılır.
Herr Braun wohnt seit dreißig Jahren in unserem Haus. Letzten Winter ist er auf der Treppe . Zum Glück hatte die einen . Er musste drei Tage im bleiben. Das war , denn Herr Braun ist sonst nie krank. Als er zurückkam, haben wir alle zusammen im gegrillt.
Grammatik: Schreib die richtige Form.
İlgi zamiri önceki ismin cinsine ve sayısına uyar; hâlini yan cümledeki görev belirler (özne → Nominativ, nesnenin hâlini fiil belirler: backen → Akkusativ, helfen → Dativ; edattan sonra → edatın hâli). Fiil sondadır. Büyük/küçük harf önemlidir.
der StudentMalik ist der Student, die Zeitung bemerkt.
die HausverwaltungEr ruft die Hausverwaltung an, einen Ersatzschlüssel hat.
der KuchenEs gibt einen Kuchen, sie selbst gebacken hat.
das HausDas ist das Haus, in sie seit fünfzig Jahren wohnt.
Was bedeutet das Wort hier?
Sözlüğe bakmadan, cümlenin geri kalanından anlamı çıkarın.
Die meisten Nachbarn kennen sie nur vom Sehen: eine kleine Frau mit grauem Mantel, die jeden Morgen um acht zum Bäcker geht.
«nur vom Sehen» burada ne demek?
Komşuların çoğu onu yalnızca sima olarak tanıyor, yakından tanımıyor → jemanden vom Sehen kennen. Hikâyenin sonu tam bunun tersine döner.
Sprich!
Soruyu dinleyin ve komşularınızla ilişkinizi anlatın. Mavi baloncuğa dokunursanız soruyu dinlersiniz. Mikrofon isteğe bağlıdır: tarayıcı söylediğinizi yazıya döker; bu bir not değildir, anlamı örnek cevapla siz karşılaştırırsınız.
Ehrlich gesagt kenne ich meine Nachbarn kaum. Nur die Familie im Erdgeschoss grüße ich jeden Morgen.Örnek cevabı aç
Schreib!
Apartman için bir duyuru yazın: Hoffmann Hanım’a yardım planı. Önce kendiniz yazın, sonra örnekle karşılaştırın: aynı yapıları kullandınız mı?
- kime ve neden yazdığınız
- somut bir plan: ne, ne zaman
- kibar bir rica (Wer kann …?)
- imza ve iletişim (kat)
Örnek cevabı aç
Liebe Nachbarinnen und Nachbarn, Frau Hoffmann kommt am Montag aus dem Krankenhaus. Wer kann für sie einkaufen? Wir brauchen Hilfe von Montag bis Freitag, jeweils am Nachmittag. Bitte tragt euch in die Liste an der Haustür ein. Danke!
Malik, zweiter Stock
Türkçesi
Hoffmann Hanım 86 yaşında ve elli yılı aşkın süredir aynı evde oturuyor. Komşuların çoğu onu yalnızca sima olarak tanır: her sabah sekizde fırına giden, gri paltolu ufak tefek bir kadın. Bir sabah öğrenci Malik, gazetenin hâlâ kapısının önünde durduğunu fark etti. Bu alışılmadık bir şeydi, çünkü Hoffmann Hanım gazeteyi her zaman kahvaltıda okurdu. Zili çaldı ama kimse açmadı. Kapının ardından kısık bir ses duydu: «İmdat… kalkamıyorum.» Malik hemen acil doktoru ve yedek anahtarı olan bina yönetimini aradı. Hoffmann Hanım mutfakta düşmüş ve bacağını kırmıştı. İki hafta hastanede kalması gerekti. Malik onu iki günde bir ziyaret etti ve postasını götürdü. Bu sırada kadın ona hiç unutmayacağı hikâyeler anlattı. Altmışlı yıllarda Köln’ün neye benzediğini ve genç bir öğretmen olarak şehre nasıl geldiğini anlattı. Kocasıyla bir tramvayda nasıl tanıştığını da anlattı. Hoffmann Hanım eve döndüğünde komşular bir sürpriz hazırlamıştı. Kapısında bir plan asılıydı: Her gün başka biri onun için alışveriş yapacaktı. Yıllardır ilk kez bütün komşular avluda bir araya geldi. Hoffmann Hanım’ın Malik’in yardımıyla yaptığı pasta vardı. «Elli yıl burada oturdum» dedi, «ve ancak şimdi gerçek komşularım var.»
