Almanca A2 Hikâye: Der erste Arbeitstag (İşteki ilk gün) — Sesli, Türkçesiyle ve Alıştırmalarıyla
Der erste Arbeitstagİşteki ilk gün
- Perfekt’te ayrılabilen fiiller: aufgewacht, angefangen, vorgestellt
- Bir günü saatleriyle anlatmak
- İş yerinde tanışma kalıpları
Hikâye
Nach dem Studium hat Deniz eine Stelle bei einer kleinen Firma in München gefunden. Am ersten Arbeitstag war sie sehr nervös. Sie ist schon um sechs Uhr aufgewacht, aber die Arbeit hat erst um neun angefangen. Im Büro hat ihre Chefin, Frau Becker, sie freundlich begrüßt. Dann hat sie ihr die Kollegen vorgestellt. Deniz hat alle Namen sofort wieder vergessen. Mittags sind alle zusammen in die Kantine gegangen. Ein Kollege hat gefragt: „Woher kommst du?“ Deniz hat von Izmir, vom Meer und vom türkischen Frühstück erzählt. Alle wollten sofort mehr wissen. Am Nachmittag hat Deniz ihre erste Aufgabe bekommen. Um fünf Uhr ist sie müde, aber glücklich nach Hause gefahren. Am Abend hat sie ihrer Mutter geschrieben: „Alles gut. Die Leute sind nett – und morgen bringe ich Simit mit!“
Alıştırmalar
Wovon handelt die Geschichte?
Hikâyede ne oluyor? Doğru olan bütün cümleleri seçin — birden fazla cevap doğru olabilir.
Was steht in der Geschichte?
Her soruda tek cevap doğru. Kontrol edince kısa açıklama görünür.
Wann hat die Arbeit angefangen?
… aber die Arbeit hat erst um neun angefangen. Saat altıda uyanmıştı.
Was ist mit den Namen der Kollegen passiert?
Deniz hat alle Namen sofort wieder vergessen. — Deniz bütün isimleri hemen unuttu.
Worüber hat Deniz in der Kantine erzählt?
Deniz hat von Izmir, vom Meer und vom türkischen Frühstück erzählt. — Deniz İzmir’i, denizi ve Türk kahvaltısını anlattı.
Was passiert zuerst, was dann?
Olaylara gerçekleştikleri sırayla dokunun (anlatılma sırası farklı olabilir); sağdaki listeye geçerler. Yanlış yere koyduğunuzu geri almak için ona tekrar dokunun.
Olaylar
Sizin sıranız
Kennst du die Wörter?
Hikâyenin kelimeleri bu kez başka bir hikâyede. Boşluğa tıklayın, sonra aşağıdan kelimeyi seçin. Her kelime bir kez kullanılır.
Nach der Ausbildung hat Murat eine bei einer großen gefunden. Am ersten Tag hat ihm sein Chef alle Kollegen . Mittags haben sie zusammen in der gegessen. Am Nachmittag hat Murat seine erste bekommen. Abends war er müde, aber .
Grammatik: Schreib die richtige Form.
Ayrılabilen fiilin Partizip II’si: bu fiillerde ge ön ekle kökün arasına giriyor (auf + ge + wacht). Kök be-/ver-/-ieren taşıyorsa ge gelmez: vorbereiten → vorbereitet. Büyük/küçük harf önemlidir.
anfangenDie Arbeit hat um neun .
vorstellenDie Chefin hat ihr die Kollegen .
mitbringenGestern hat sie Simit .
einkaufenAm Abend hat sie noch .
Was bedeutet das Wort hier?
Sözlüğe bakmadan, cümlenin geri kalanından anlamı çıkarın.
Am ersten Arbeitstag war sie sehr nervös.
«nervös» burada ne demek?
Metin açıkça söylüyor: ilk iş gününde çok gergin; işe üç saat kala, altıda uyanması da buna uyuyor → nervös = tedirgin, heyecanlı.
Sprich!
Yeni bir iş arkadaşı size soru soruyor. Dinleyin ve kendinizi iki cümleyle tanıtın. Mavi baloncuğa dokunursanız soruyu dinlersiniz. Mikrofon isteğe bağlıdır: tarayıcı söylediğinizi yazıya döker; bu bir not değildir, anlamı örnek cevapla siz karşılaştırırsınız.
Ich komme aus Izmir. Ich arbeite seit heute hier und bin noch ein bisschen nervös.Örnek cevabı aç
Schreib!
Deniz iş arkadaşlarına kısa bir e-posta yazıyor: yarın simit getirecek ve herkesi kahvaltıya çağırıyor. Önce kendiniz yazın, sonra örnekle karşılaştırın: aynı yapıları kullandınız mı?
Örnek cevabı aç
Liebe Kolleginnen und Kollegen, morgen bringe ich Simit mit. Kommt ihr um halb neun in die Küche? Viele Grüße
Deniz
Türkçesi
Üniversiteden sonra Deniz, Münih’te küçük bir şirkette iş buldu. İlk iş gününde çok gergindi. Daha saat altıda uyandı, oysa iş ancak dokuzda başladı. Ofiste şefi Becker Hanım onu sıcak bir şekilde karşıladı. Sonra ona iş arkadaşlarını tanıttı. Deniz bütün isimleri hemen unuttu. Öğlen hep birlikte yemekhaneye gittiler. Bir iş arkadaşı sordu: «Nerelisin?» Deniz İzmir’i, denizi ve Türk kahvaltısını anlattı. Herkes hemen daha fazlasını öğrenmek istedi. Öğleden sonra Deniz ilk görevini aldı. Saat beşte yorgun ama mutlu bir şekilde eve gitti. Akşam annesine yazdı: «Her şey yolunda. İnsanlar çok iyi — yarın simit götürüyorum!»
