Doktorda Almanca — Beim Arzt: Randevu, Şikâyet ve Eczane Kalıpları (A1-A2)
Doktorda Almanca
Beim Arzt — randevu alma, şikâyet anlatma ve muayenede geçen kalıplar
Almanya’da doktora gitmek dil açısından zorlayıcıdır; çünkü telefonda randevu alırken de, muayenede de hazırlıksız yakalanırsın. Oysa kullanılan cümleler hemen hemen hep aynı. Otuz kırk kalıbı bilen biri muayeneyi rahat atlatıyor.
Bu sayfayı sırayla ilerlet: önce telefonda randevu, sonra resepsiyon, sonra muayenedeki şikâyet cümleleri, en sonda eczane. Ağrıyı anlatmanın iki ayrı yolu var ve ikisi farklı çekiliyor; oraya ayrı bir bölüm ayırdım.
1. Telefonda randevu almak
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| Praxis Dr. Meier, guten Tag. | Dr. Meier muayenehanesi, iyi günler. |
| Ich möchte einen Termin vereinbaren. | Randevu almak istiyorum. |
| Waren Sie schon einmal bei uns? | Daha önce bize geldiniz mi? |
| Nein, ich bin neu hier. | Hayır, buraya yeniyim. |
| Was haben Sie für Beschwerden? | Şikâyetiniz nedir? |
| Es ist dringend. | Acil. |
| Haben Sie am Montag Zeit? | Pazartesi vaktiniz var mı? |
| Geht es auch früher? | Daha erken olur mu? |
| Ich komme um zehn Uhr. | Saat onda geliyorum. |
| Vielen Dank, bis Montag. | Çok teşekkürler, pazartesi görüşmek üzere. |
Muayenehanede ilk cümle
Resepsiyonda sağlık kartı istenir. Kartın adı die Versichertenkarte ya da kısaca die Karte.
Ihre Versichertenkarte, bitte. Bitte nehmen Sie im Wartezimmer Platz.
Sıra bekleme odasında beklenir; adın çağrılınca Herr/Frau …, bitte! denir.
2. Ağrıyı anlatmanın iki yolu
Burası konunun tek gramer meselesi. İki kalıp var ve ikisi farklı işliyor:
Yol 1: Ich habe … schmerzen (birleşik isim)
Vücut kısmı ile Schmerzen birleşir, tek kelime olur.
Ich habe Kopfschmerzen. Ich habe Halsschmerzen. Ich habe Bauchschmerzen.
En kolay yol bu; ezberlemesi kolay, her yerde işe yarıyor.
Yol 2: Mir tut … weh (Dativ ister)
wehtun fiili kişiyi Dativ’e alır. Yani “ben” değil “bana” denir.
Mir tut der Kopf weh. Mir tun die Füße weh.
Tek yer ağrıyorsa tut, birden fazla yer ağrıyorsa tun. Vücut kısmı özne olduğu için fiil ona göre çekiliyor.
| Şikâyet | Türkçe |
|---|---|
| Ich habe Fieber. | Ateşim var. |
| Ich habe Husten und Schnupfen. | Öksürüğüm ve nezlem var. |
| Mir ist schlecht. | Midem bulanıyor. |
| Mir ist schwindelig. | Başım dönüyor. |
| Ich fühle mich müde und schwach. | Yorgun ve halsiz hissediyorum. |
| Ich kann nicht schlafen. | Uyuyamıyorum. |
| Ich bin gestürzt. | Düştüm. |
| Ich habe mich verletzt. | Yaralandım. |
| Ich bin gegen Pollen allergisch. | Polene alerjim var. |
| Es tut hier weh. | Burası acıyor. |
3. Doktorun soracakları
Kelime kelime “size ne eksik”; şaşırma, standart soru.
Cevap: Seit drei Tagen.
Cevap: Ja, gegen Bluthochdruck.
Ayrıca Atmen Sie tief ein. = Derin nefes alın.
Sık duyacağın diğer cümleler
Haben Sie Allergien? Sind Sie schwanger? Machen Sie den Mund auf.
Ich verschreibe Ihnen ein Medikament. Sie brauchen Ruhe.
Muayene sonunda Gute Besserung! denir; karşılık Danke, Ihnen auch einen schönen Tag.
4. Reçete ve eczane
| Kelime | Türkçe | Not |
|---|---|---|
| das Rezept | reçete | eczaneye verilir |
| die Krankmeldung | istirahat raporu | işverene verilir |
| die Überweisung | sevk | uzman doktora |
| der Facharzt | uzman doktor | Hausarzt = aile hekimi |
| die Apotheke | eczane | Drogerie eczane DEĞİL |
| die Tablette | hap | Tropfen = damla |
| die Salbe | krem, merhem | sürülerek |
| die Spritze | iğne | Impfung = aşı |
| die Nebenwirkung | yan etki | prospektüste |
| der Notdienst | nöbetçi hizmeti | gece ve tatilde |
Eczanede
Ich habe ein Rezept. Wie oft soll ich das nehmen?
Dreimal täglich, nach dem Essen.
Reçetesiz ilaç için: Haben Sie etwas gegen Halsschmerzen?
Türkçe konuşanların takıldığı yerler
1. “Başım ağrıyor” birebir çevrilmez
Türkçedeki iyelik yapısı Almancaya taşınınca kulak tırmalıyor.
❌ Ich habe Schmerzen in meinem Kopf. → ✅ Ich habe Kopfschmerzen.
Ya birleşik ismi kullan ya da Mir tut der Kopf weh de. Arası yok.
2. wehtun kişiyi Dativ’e alır
❌ Ich tue der Kopf weh. → ✅ Mir tut der Kopf weh.
Ağrıyan yer özne, ağrıyan kişi Dativ. Türkçedeki “bana ağrı veriyor” mantığı.
3. Apotheke ile Drogerie ayrı yerler
Apotheke eczanedir, ilaç satar. Drogerie (dm, Rossmann) kozmetik ve bakım ürünü satar, ilaç bulunmaz.
Türkiye’deki eczane alışkanlığıyla Drogerie’ye gidip ağrı kesici aramak boşuna.
4. Termin almadan gitmek
Almanya’da randevusuz muayene çoğu yerde mümkün değil. Acil durumda Notaufnahme (acil servis) ya da 116 117 hattı aranır; hayati tehlikede 112.
Bu iki numarayı telefona kaydetmek, öğrenilecek her kalıptan daha çok işe yarıyor.
Kendini yokla
Boşlukları içinden doldur, sonra aç.
Ich möchte einen Termin ___ . · ___ tut der Rücken weh. · Ich habe ___ (baş ağrısı). · Mir ___ die Füße weh.
vereinbaren (Termin vereinbaren = randevu almak; machen de kabul edilir) · Mir (wehtun → Dativ) · Kopfschmerzen (birleşik isim) · tun (Füße çoğul olduğu için fiil çoğul)
Sonuncuda tut yazmak çok yaygın; ağrıyan yer çoğulsa fiil de çoğul oluyor.
