Almanca B1 Hikâye: Der verlorene Ring (Kayıp yüzük) — Sesli, Türkçesiyle ve Alıştırmalarıyla
Der verlorene RingKayıp yüzük
- Passiv: werden + Partizip II (werden … abgegeben, wurde … gebracht)
- Durum edilgeni: Du bist zu unserer Hochzeit eingeladen.
- Kayıp bir eşyayı tarif etmek
Hikâye
Tim wollte seiner Freundin Clara am Samstag einen Heiratsantrag machen. Den Ring hatte er schon vor Wochen gekauft, und er trug ihn immer in einer kleinen Schachtel in seiner Jackentasche. Am Donnerstag fuhr er wie jeden Tag mit der Straßenbahn zur Arbeit. Als er am Abend nach Hause kam, griff er in die Tasche – sie war leer. Tim wurde blass. Er suchte überall: in der Wohnung, im Büro, sogar im Mülleimer. Der Ring war weg. Seine Schwester gab ihm einen Rat: „Frag beim Fundbüro der Verkehrsbetriebe nach! Da werden jeden Tag viele Sachen abgegeben.“ Am nächsten Morgen stand Tim schon um acht Uhr vor dem Fundbüro. Die Mitarbeiterin hörte ihm geduldig zu und suchte in einer großen Kiste. „Eine blaue Schachtel, sagen Sie? Die wurde gestern Abend von einer Schülerin gebracht.“ In der Schachtel lag der Ring, und daneben lag ein kleiner Zettel: „Ich hoffe, sie sagt Ja!“ Tim wollte sich unbedingt bei der Schülerin bedanken, aber sie hatte keinen Namen hinterlassen. Am Samstag machte er Clara den Antrag, und sie sagte Ja. Später erzählte er ihr die ganze Geschichte. Clara hatte eine Idee: Sie hängten einen Brief im Fundbüro auf. Darin stand: „Liebe unbekannte Finderin, danke! Du bist zu unserer Hochzeit eingeladen.“ Drei Wochen später meldete sich die Schülerin. Sie heißt Lina und saß bei der Hochzeit in der ersten Reihe.
Alıştırmalar
Vor dem Lesen: Kennst du die Wörter?
Okumadan önce: bu kelimeler hikâyede geçiyor. Her birinin anlamını seçin.
der Heiratsantrag
das Fundbüro
die Schachtel
blass
Wovon handelt die Geschichte?
Hikâyede ne oluyor? Doğru olan bütün cümleleri seçin — birden fazla cevap doğru olabilir.
Was steht in der Geschichte?
Her soruda tek cevap doğru. Kontrol edince kısa açıklama görünür.
BaşıWo trug Tim den Ring immer bei sich?
… er trug ihn immer in einer kleinen Schachtel in seiner Jackentasche. — Yüzüğü ceketinin cebinde, küçük bir kutunun içinde hep yanında taşıyordu.
OrtasıWas rät ihm seine Schwester?
Frag beim Fundbüro der Verkehrsbetriebe nach! — Kız kardeşi: «Ulaşım şirketinin kayıp eşya bürosuna sor!»
OrtasıWas steht auf dem Zettel in der Schachtel?
Notu, yüzüğü bulan öğrenci yazmış: „Ich hoffe, sie sagt Ja!“
SonuWie finden Tim und Clara die Schülerin?
Kayıp eşya bürosuna bir mektup asıyorlar; üç hafta sonra öğrenci ortaya çıkıyor.
Was passiert zuerst, was dann?
Olaylara gerçekleştikleri sırayla dokunun (anlatılma sırası farklı olabilir); sağdaki listeye geçerler. Yanlış yere koyduğunuzu geri almak için ona tekrar dokunun.
Olaylar
Sizin sıranız
Kennst du die Wörter?
Hikâyenin kelimeleri bu kez başka bir hikâyede. Boşluğa tıklayın, sonra aşağıdan kelimeyi seçin. Her kelime bir kez kullanılır.
Gestern habe ich meine Brille verloren. Ich wurde ganz , denn ohne Brille sehe ich fast nichts. Ich habe im nachgefragt. Dort werden jeden Tag viele Sachen . Die Mitarbeiterin hat eine kleine geholt. Darin lag meine Brille und ein : „Gefunden im Bus 12.“ Zum Glück, denn nächsten Monat ist meine !
Grammatik: Schreib die richtige Form.
Etken cümleyi edilgene (Passiv) çevirin. Zaman aynı kalır: Präsens → wird / werden, Präteritum → wurde / wurden; Partizip II sona gider. Büyük/küçük harf önemlidir.
Eine Schülerin brachte die Schachtel. → Die Schachtel von einer Schülerin .
Man findet jeden Tag viele Schlüssel. → Jeden Tag viele Schlüssel .
Man hängte einen Brief auf. → Ein Brief .
Man lädt die Finderin zur Hochzeit ein. → Die Finderin zur Hochzeit .
Was bedeutet das Wort hier?
Sözlüğe bakmadan, cümlenin geri kalanından anlamı çıkarın.
Tim wurde blass.
«blass» burada ne demek?
Cebi boş, yüzük yok → korkudan yüzünün rengi atıyor: blass werden.
Sprich!
Soruyu dinleyin ve kaybettiğiniz bir şeyi anlatın: nasıl buldunuz ya da bulamadınız? Mavi baloncuğa dokunursanız soruyu dinlersiniz. Mikrofon isteğe bağlıdır: tarayıcı söylediğinizi yazıya döker; bu bir not değildir, anlamı örnek cevapla siz karşılaştırırsınız.
Einmal habe ich meinen Geldbeutel im Zug verloren. Ein Schaffner hat ihn gefunden und zum Fundbüro gebracht.Örnek cevabı aç
Schreib!
Siz Tim’siniz. Kayıp eşya bürosu için bir ilan yazın. Önce kendiniz yazın, sonra örnekle karşılaştırın: aynı yapıları kullandınız mı?
- ne kayboldu (renk, boyut)
- ne zaman ve nerede
- neden önemli / ödül
- nasıl ulaşılır
Örnek cevabı aç
Verloren: kleine blaue Schachtel mit einem Ring, am Donnerstag in der Straßenbahn, zwischen sieben und acht Uhr. Der Ring ist für mich sehr wichtig. Finderlohn! Bitte melden Sie sich im Fundbüro.
Türkçesi
Tim cumartesi günü kız arkadaşı Clara’ya evlenme teklif etmek istiyordu. Yüzüğü haftalar önce almıştı ve ceketinin cebinde küçük bir kutunun içinde hep yanında taşıyordu. Perşembe günü her zamanki gibi tramvayla işe gitti. Akşam eve geldiğinde elini cebine attı — cep boştu. Tim’in rengi attı. Her yere baktı: evde, ofiste, hatta çöp kutusunda. Yüzük kaybolmuştu. Kız kardeşi ona bir öneride bulundu: «Ulaşım şirketinin kayıp eşya bürosuna sor! Oraya her gün bir sürü eşya bırakılıyor.» Ertesi sabah Tim saat sekizde kayıp eşya bürosunun önündeydi. Görevli kadın onu sabırla dinledi ve büyük bir kutunun içini aradı. «Mavi bir kutu mu dediniz? Dün akşam bir öğrenci getirdi.» Kutunun içinde yüzük duruyordu, yanında da küçük bir not: «Umarım evet der!» Tim öğrenciye mutlaka teşekkür etmek istedi ama kız adını bırakmamıştı. Cumartesi Clara’ya evlenme teklif etti ve Clara evet dedi. Sonra ona bütün hikâyeyi anlattı. Clara’nın aklına bir fikir geldi: Kayıp eşya bürosuna bir mektup astılar. Mektupta şöyle yazıyordu: «Yüzüğümüzü bulan sevgili kişi, teşekkürler! Düğünümüze davetlisin.» Üç hafta sonra öğrenci onlarla iletişime geçti. Adı Lina; düğünde ön sırada oturdu.
