Almanca an, auf, in Farkı — an der Wand, auf dem Tisch, in der Tasche; am Meer, auf dem Markt (Sesli, A1–B1)
an, auf, in Farkıkenarında · üstünde · içinde
Türkçede «masada, duvarda, çantada» hepsi «-de» ile söylenir; Almancada ise yere göre üç ayrı edat seçilir: auf dem Tisch (masanın üstünde), an der Wand (duvarda), in der Tasche (çantanın içinde). Bu sayfada üçünün anlam farkını, yer adlarıyla kalıpları ve zaman kullanımını bulacaksınız. Almanca kelimelere dokunursanız dinlersiniz.
Üç edat, üç konum
| Edat | Konum | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| in | içinde | Das Handy ist in der Tasche. | Telefon çantada (içinde). |
| auf | yatay yüzeyin üstünde | Das Buch liegt auf dem Tisch. | Kitap masanın üstünde. |
| an | dikey yüzeyde | Das Bild hängt an der Wand. | Resim duvarda asılı. |
| an | kenarında, yanında | Er sitzt am Fenster. | Pencerenin yanında oturuyor. |
| an | su kenarında | Wir wohnen am Meer. | Deniz kenarında oturuyoruz. |
Akılda tutun: Kendinize sorun: içinde mi (in), üstünde mi (auf), yoksa bir şeye dokunuyor ya da onun kenarında mı (an)? Kapı, pencere, duvar, masa kenarı, deniz, göl, nehir → an.
Hâl kuralı: bulunulan yer (Wo?) → Dativ: auf dem Tisch; bir yere yönelme, yerleştirme (Wohin?) → Akkusativ: Ich lege das Buch auf den Tisch. Hareket tek başına Akkusativ gerektirmez: Die Kinder laufen im Garten (bahçede koşuyorlar), ama in den Garten (bahçeye). Ayrıntı: Wechselpräpositionen.
Yerlerle kalıplar
Bazı yerlerde edat mantıkla değil, kalıpla seçilir. En sık olanlar:
| Wo? (nerede?) | Wohin? (nereye?) | Türkçe |
|---|---|---|
| in der Schule | in die Schule | okulda / okula |
| an der Uni | an die Uni | üniversitede / üniversiteye |
| auf dem Markt | auf den Markt | pazarda / pazara |
| auf der Post | auf die Post | postanede / postaneye (konuşma dili) |
| am Bahnhof | zum Bahnhof | garda / gara |
| auf dem Land | aufs Land | kırsalda / kırsala |
| in der Stadt | in die Stadt | şehirde / şehre (merkeze) |
| auf einer Party | auf eine Party | bir partide / bir partiye |
| im Urlaub | in den Urlaub | tatilde / tatile |
Postane, banka, belediye gibi kurumlarda auf daha çok konuşma dilinde ve Güney Almanya’da duyulur; yazı dilinde bei der Post, in der Bank, zur Post de doğrudur.
Üniversite için an kullanılır (an der Universität studieren); okul binası için in der Schule.
Adalar, dağlar, sokaklar
| Yer | Edat | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|---|
| ada | auf | auf Mallorca, auf der Insel | Mallorca’da, adada |
| dağ | auf | auf dem Berg | dağda |
| sokak, cadde (adres) | in | Ich wohne in der Goethestraße. | Goethe Caddesi’nde oturuyorum. |
| sokakta (dışarıda) | auf | Die Kinder spielen auf der Straße. | Çocuklar sokakta oynuyor. |
| kıyı, sınır | an | an der Grenze, an der Küste | sınırda, kıyıda |
Zamanda an ve in
Bir olayın hangi gün olduğunu söylerken am (an dem), ay ve mevsimlerde im (in dem) kullanılır. Öbür dönemlerde artikel değişir: in dieser Woche, in den nächsten Jahren; yıl sayısı çoğunlukla edatsızdır. auf da zaman bildirebilir ama başka anlamda: Wir verschieben den Termin auf Montag. (Randevuyu pazartesiye erteliyoruz.)
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| am Montag, am Wochenende | pazartesi, hafta sonu |
| am 1. Mai, am Abend | 1 Mayıs’ta, akşam |
| im Mai, im Sommer | mayısta, yazın |
| in der Nacht, in zwei Tagen | gece, iki gün sonra |
Ayrıntı: Almanca zaman edatları.
an, auf, in ile kullanılan fiiller
Fiillerle gelen an ve auf soyut anlam taşır ve çoğunlukla Akkusativ ister; bunlar kalıp olarak öğrenilir.
| Fiil | Örnek | Türkçe |
|---|---|---|
| warten auf + Akk. | Ich warte auf den Bus. | Otobüsü bekliyorum. |
| sich freuen auf + Akk. | Ich freue mich auf die Ferien. | Tatili dört gözle bekliyorum. |
| denken an + Akk. | Ich denke oft an dich. | Seni sık sık düşünüyorum. |
| sich erinnern an + Akk. | Erinnerst du dich an mich? | Beni hatırlıyor musun? |
| teilnehmen an + Dat. | Sie nimmt an dem Kurs teil. | Kursa katılıyor. |
| sich verlieben in + Akk. | Er hat sich in sie verliebt. | Ona âşık oldu. |
sich freuen auf ile sich freuen über farkı: sich freuen auf / über.
Türkçe konuşanların sık hataları
| Yanlış | Doğru | Neden? |
|---|---|---|
| Das Bild ist auf der Wand. | Das Bild hängt an der Wand. | dikey yüzey → an |
| Ich studiere in der Uni. | Ich studiere an der Uni. | üniversite → an |
| Wir sind im Meer. (kıyıda) | Wir sind am Meer. | kenarında → an (im Meer = denizin içinde) |
| Ich warte für den Bus. | Ich warte auf den Bus. | warten auf |
| Ich komme auf Montag. | Ich komme am Montag. | olayın günü → am (erteleme hedefi: auf Montag) |
Alıştırmalar
Her cümlede doğru seçeneği işaretleyin. Doğru cevaptan sonra kısa kural notu açılır.
an, auf oder in?
Doğru biçimi seçin.
Die Uhr hängt … Wand.
Dikey yüzey → an der Wand.
Ich habe kein Geld … Tasche, sie ist leer.
İçinde → in der Tasche.
Die Teller stehen schon … Tisch.
Masanın üstünde → auf dem Tisch.
Im Sommer machen wir Urlaub … Meer.
Deniz kenarı → am Meer (an dem).
Mein Bruder studiert … Universität Köln.
Üniversite → an der.
Unser Ferienhaus steht mitten … einer kleinen Insel.
Adanın üzerinde → mitten auf einer Insel.
Verben
Doğru edatı seçin.
Wir warten schon lange … den Zug.
warten auf.
Denkst du noch … unseren Urlaub?
denken an.
Schon im November freuen sich die Kinder … das Weihnachtsfest.
Gelecekteki olayı beklemek → sich freuen auf + Akk.
Sıkça Sorulan Sorular
Almanca an, auf ve in arasındaki fark nedir?
in bir şeyin içini (in der Tasche), auf yatay bir yüzeyin üstünü (auf dem Tisch), an dikey bir yüzeyi ya da bir şeyin kenarını anlatır (an der Wand, am Fenster, am Meer).
an der Uni mi, in der Uni mi?
Üniversitede okumak için an der Uni (an der Universität studieren) denir. in der Uni binanın içinde olmayı vurgular ve konuşmada da duyulur, ama öğrenim için standart biçim an’dır.
am Meer ile im Meer farkı nedir?
am Meer deniz kenarında (Wir machen Urlaub am Meer), im Meer denizin içinde demektir (Die Kinder schwimmen im Meer).
an, auf, in hangi hâli ister?
Bulunulan yeri bildirince (Wo?) Dativ: auf dem Tisch, an der Wand. Bir yere yönelmeyi ya da yerleştirmeyi bildirince (Wohin?) Akkusativ: auf den Tisch legen, an die Wand hängen. Hareket tek başına Akkusativ gerektirmez: im Garten laufen. Fiillerle kalıplarda hâl fiile göre öğrenilir: warten auf + Akk., denken an + Akk., teilnehmen an + Dat.
İlgili sayfalar
