Almanca A2 Hikâye: Ein Wochenende ohne Handy (Cep telefonu olmadan bir hafta sonu) — Sesli, Türkçesiyle ve Alıştırmalarıyla
Ein Wochenende ohne HandyCep telefonu olmadan bir hafta sonu
- Dolaylı soru: Sie wusste nicht, wie spät es war, … (fiil sona)
- Sık Präteritum biçimleri: wusste, hatte, musste
- Alışkanlıklar üzerine görüş bildirmek
Hikâye
Emma benutzt ihr Handy jeden Tag sehr viel. Am Freitag hat ihr Bruder gesagt: „Ich wette um zehn Euro: Du schaffst kein Wochenende ohne Handy!“ Emma hat die Wette angenommen. Am Samstagmorgen hat sie das Handy in eine Schublade gelegt. Zuerst war es schwer. Sie wusste nicht, wie spät es war, und hat oft zur Schublade geschaut. Dann hat sie einen alten Wecker gefunden. Am Nachmittag ist sie in den Park gegangen und hat ein Buch gelesen. Sie hat zwei Stunden gelesen und die Zeit ganz vergessen. Am Sonntag hat sie mit ihrer Oma telefoniert – mit dem alten Telefon im Flur. Die Oma hat sich sehr gefreut. Am Montagmorgen hat Emma das Handy wieder genommen. Sie hatte 87 neue Nachrichten. Aber keine war wirklich wichtig. Ihr Bruder musste ihr zehn Euro zahlen.
Alıştırmalar
Wovon handelt die Geschichte?
Hikâyede ne oluyor? Doğru olan bütün cümleleri seçin — birden fazla cevap doğru olabilir.
Was steht in der Geschichte?
Her soruda tek cevap doğru. Kontrol edince kısa açıklama görünür.
Wohin hat Emma das Handy gelegt?
… hat sie das Handy in eine Schublade gelegt. — Cep telefonunu bir çekmeceye koydu.
Was hat Emma im Park gemacht?
… ist sie in den Park gegangen und hat ein Buch gelesen. — Parka gitti ve kitap okudu.
Wie war das am Montagmorgen?
Sie hatte 87 neue Nachrichten. Aber keine war wirklich wichtig. — 87 yeni mesajı vardı, ama hiçbiri gerçekten önemli değildi.
Was passiert zuerst, was dann?
Olaylara gerçekleştikleri sırayla dokunun (anlatılma sırası farklı olabilir); sağdaki listeye geçerler. Yanlış yere koyduğunuzu geri almak için ona tekrar dokunun.
Olaylar
Sizin sıranız
Kennst du die Wörter?
Hikâyenin kelimeleri bu kez başka bir hikâyede. Boşluğa tıklayın, sonra aşağıdan kelimeyi seçin. Her kelime bir kez kullanılır.
Mein Freund und ich haben eine gemacht: eine Woche ohne Social Media. Am ersten Tag war es . Ich habe mein Handy in die gelegt und einen alten benutzt. Nach einer Woche hatte ich viele , aber keine war .
Grammatik: Schreib die richtige Form.
Dolaylı soru (wie, wo, wann, ob): çekimli fiil en sona gider. Örnekte war kullanılır, çünkü geçmişteki bir an anlatılıyor; soruyu yan cümleye almak zamanı kendiliğinden değiştirmez. Büyük/küçük harf önemlidir.
Wo ist das Handy? → Ich weiß nicht, wo das Handy .
Wann kommt der Bus? → Kannst du mir sagen, wann der Bus ?
Hast du Zeit? → Er fragt, ob du Zeit .
Wie heißt sie? → Ich weiß nicht, wie sie .
Was bedeutet das Wort hier?
Sözlüğe bakmadan, cümlenin geri kalanından anlamı çıkarın.
Am Freitag hat ihr Bruder gesagt: „Ich wette um zehn Euro: Du schaffst kein Wochenende ohne Handy!“
«schaffst» burada ne demek?
Kardeşi Emma’nın buna dayanamayacağını düşünüyor → schaffen = başarmak, üstesinden gelmek.
Sprich!
Soruyu dinleyin; gerekçenizi weil ile verin, isterseniz aber ile bir karşı düşünce ekleyin. Mavi baloncuğa dokunursanız soruyu dinlersiniz. Mikrofon isteğe bağlıdır: tarayıcı söylediğinizi yazıya döker; bu bir not değildir, anlamı örnek cevapla siz karşılaştırırsınız.
Ich glaube, das ist schwer, weil ich mein Handy für die Arbeit brauche. Aber einen Tag kann ich es versuchen.Örnek cevabı aç
Schreib!
Emma kardeşine mesaj yazıyor: iddiayı kazandı. Üç cümle yazın. Önce kendiniz yazın, sonra örnekle karşılaştırın: aynı yapıları kullandınız mı?
Örnek cevabı aç
Hallo! Ich habe es geschafft: ein ganzes Wochenende ohne Handy. Ich habe viel gelesen und mit Oma telefoniert. Du schuldest mir zehn Euro!
Türkçesi
Emma telefonunu her gün çok kullanıyor. Cuma günü kardeşi dedi ki: «On avrosuna iddiaya girerim, cep telefonu olmadan bir hafta sonu dayanamazsın!» Emma iddiayı kabul etti. Cumartesi sabahı telefonu bir çekmeceye koydu. İlk başta zordu. Saatin kaç olduğunu bilmiyordu ve sık sık çekmeceye baktı. Sonra eski bir çalar saat buldu. Öğleden sonra parka gitti ve kitap okudu. İki saat okudu ve zamanı tamamen unuttu. Pazar günü büyükannesiyle konuştu — koridordaki eski telefondan. Büyükannesi çok sevindi. Pazartesi sabahı Emma telefonunu yeniden aldı. 87 yeni mesajı vardı. Ama hiçbiri gerçekten önemli değildi. Kardeşi ona on avro ödemek zorunda kaldı.
